Birkaç yıldır sömestre tatilinde gitmek isteyip de bir türlü gidemediğimiz Pamporovo’ya bu yıl gitmeye karar verdik. Öncelikle vize konusunu hallettik. Dört kişi için 320 euro vize parası ödedik (sizin yerinize vize alan firmalar arasında çok çeşitli rakamlar var, bizim ki nisbeten makul). Arabanın 15 günlük (en az bu kadar olabiliyor) uluslararası sigortasını 85 euroya yaptırdık. Yurt dışı çıkış harçlarımızı (toplam 60 lira) da ödedikten sonra hala Türkiye’de olup cebimizden yaklaşık 900 lira çıktığını fark edip üzüldük. 

30 Ocak 2010 cumartesi günü sabah saat 04:00’te çıkıyoruz yola. Kapıkule’ye kadar çok rahat bir yolculuk sonrası gümrük işlemlerini yapıyoruz. Sorunsuz bir şekilde Bulgaristan’a geçiyoruz ve orada da gümrük işlemlerimizi hızlı bir şekilde hallediyoruz. Sınırı geçer geçmez para bozdurup Bulgar Leva’sı alıyoruz (yaklaşık 1 euro=1,94 leva). Hemen ilk benzinciye girip yakıt alıyoruz. Türkiye’de 3.60 lira olan benzin orada 1 euro, 2,10 lira olan LPG orada 53 cent…depoları dolduruyoruz . 


Yine sorunsuz ve orta hızda bir yolculuk sonrası Svilengrad, Harmanlı,  Haskovo, Popovitsa, Asenovgrad, Chepelare’den geçip Pamporovo’ya varıyoruz. Otele girdiğimizde saat 10:45’i gösteriyor.

 

Orlovets otelinde kalacağız, 2 çocuk olduğu için çok sıkışmayalım diye arada geçişi  olan iki oda veriyorlar bize. Bu iki odaya gecelik yarım pansiyon (kahvaltı-akşam yemeği) 160 euro ödüyoruz. Yerleşip hemen keşfe çıkıyoruz. Pamporovo merkez ile kayak merkezi arasında yaklaşık 2-3 km yol var. Ancak sabah ve öğleden sonra her 15 dakikada bir sürekli çalışan otobüsler ile konukları otellerden kayak merkezine, kayak merkezinden de otellere ücretsiz olarak taşıyorlar. 6 günlük skipass alıyoruz (büyük 120, çocuk 80 euro). Nil ile kaymaya gidiyoruz. 

Kayak merkezinde her türlü kayak malzemesi olduğu gibi, kayak malzemelerini otele getirip götürmek istemeyenler  için gardroblar  da kiralanabiliyor. Ücretler çok makul. 

Pamporovo’nun doğası çok güzel. Her yer çam ağaçlarıyla dolu. Odamızın manzarası ;

pistler de çam ormanlarının arasında yer alıyor. Her seviyede pist var ve yeterince uzun.

 

Nil’i ders alacakları yaşıtlarından oluşan 7 kişilik bir gruba yazdırıyoruz. 6 gün, öğretmenle günde 4 saat olmak üzere sürekli kayacak. (toplam ücret 45 euro). Nitekim 5 gün sonunda Nil gayet güzel bir şekilde kaymasını öğrendi.

 

Pelin için de bir iki ders aldırıyoruz ama onun ki daha çok oyun gibi geliyor.

 

Biz de birebir özel ders almaya karar veriyoruz, günde 4 saat olmak üzere (2-2 bölüşerek) birebir hocayla kaydık ve günlük 50 euro ödedik. 

Daha önce de söylemiştim, her seviyeye göre pist mevcut, telesiyejler bol ve hızlı, bekleme neredeyse yok gibi, pistlerin muhtelif yerlerinde durup dinlenebileceğiniz, sıcak bir şeyler içip yemek yiyebileceğiniz kafe ve restoranlar çok sayıda var.

İkinci gün hava  soğuktu ve sürekli kar yağıyordu.

pist haritası

Döneceğimiz gün ise güneş çıkmıştı ama hava çok soğuktu, buna rağmen harika manzaralar vardı

Biraz önce sözünü ettiğim pistlerde ki kafe veya restoranlardan biri... yukarıda görünen de televizyon kulesi. Bulunduğu yer, Snejanka tepesi, 1929 metre yükseklikte. Liftlerin doruk noktası ve pistlerin başlangıcı.. bu noktadan aşağıya doğru her seviye için pist mevcut.

Çarşamba günü Nil ve ben öğleden sonra 14:00 e kadar kaydık. Sonra kayaklarımızı arabaya koyup otele dönüp Ajda ve Pelin'i aldık ve yola çıktık.  Keyifli bir yolculuk yaptık, arabada yiyip içmeyi de ihmal etmedik tabi. Bu arada keyif ehli olduğumuz arabada bile cam bardak kullanmamızdan anlaşılıyordur herhalde. 

sonuç olarak; Pamporovo kayağa yeni başlayacaklar için, orta seviyede olup güzel pistlerde kaymak isteyenler için, ders almak isteyenler için hala cazip bir seçenek. Hala diyorum çünkü her geçen gün yükselen standartları sebebiyle bu fiyatları gelecekte bulabilmek mümkün olmayabilir. 

Erkan Ağırbaş

30/01-03/02 2010