Bugün ne yapacağımızı düşünüyorduk ve annemin aklına güzel bir fikir geldi. Annemin bu güzel fikri ise Rahmi Koç Müzesi’ ne gitmekti. Bu fikir hepimizin çok hoşuna gitti. Hemen yola koyulduk. 20 dakika kadar kısa bir sürede oraya vardık. Girişi çok hoşuma gitti ve sonra düşündüm de girişi bu kadar güzelse içi demek ki muhteşem…

Ve işte içerideyiz. Benim size tavsiyem bu gezinin tadını çıkarınJ

İlk önce güzel ama kısa bir yoldan geçiyorsunuz ve karşınıza Dene ve Öğren adlı bir bölüm çıkıyor.

Bu bölümde aklınıza gelebilecek hemen hemen her şeyin nasıl yapıldığını öğrenebiliyorsunuz.

İlgimi çekenler,

Buzdolabının nasıl çalıştığı ve

Diesel bir motorun nasıl çalıştığı olmuştu.

Bu bölümü iyice gezdikten sonra birbirinden güzel birçok arabanın bulunduğu bölüme geçtik. Arabalar her zaman ilgimi çekmiştir fakat bir araba vardı ki gerçekten çok ilgimi çekti. Çünkü büyük bir Harry Potter hayranıyım ve bu araba da Harry Potter ve Azkaban Tutsağı adlı filmde kullanılan araba.

Zeytinyağının nasıl yapıldığını öğrendik.

Sonra at arabalarının yanından geçtik.

Bir sürü bisiklet vardı ama en çok hoşuma giden bisikletler ise eski tip olanlardı.

Sıra motosikletlerde,

Bu müzede gördüğümüz en büyük gemiydi.

Çok güzel görünüyor.

Şimdi de denizcilik bölümüne geldik.

Yeri geldi hayatımızı kurtarmak için bir gemi bile sürdümJ

Arada bir kardeşim de yardım etti.

Burada da görevimizi layıkıyla yerine getirdikten sonra hemen yan tarafımızda bulunan uçaklara bir göz atıyoruz.

Bunun ne anlama geldiğini bir türlü anlayamadık.

Ah, halk bizi çok seviyorJ

Uçaktan inerken bir kutlamalar bir kutlamalar anlatamamJ

Hazır uçağı bulmuşken Londra’ ya da bir gidelim dedikJ

Sonra da trenle ufak bir gezinti yaptık.

Fenerbahçe vapurunda da Yalvaç Ural Teneke Oyuncaklar Sergisi’ni gezdik.

Fenerbahçe vapurunda Haliç keyfi…

http://i784.photobucket.com/albums/yy130/unutmazlar/th_DSC08851.jpg

Acıktığımızdan dolayı müzeden ayrılmak zorunda kaldıkL

 Sonra Sadrazam Kemal Restaurant’ a gittik. Yemekleri çok beğendim ki ben bulgur pilavını hiç sevmem ama buradakine bayıldım.

Sonra da bir köfte…

Bunları ben, uykuluğu da annemle babam yedi.

Ortaya da bir Sadrazam salatası…

Bugünkü gezimiz de bu kadar başka bir gezide görüşmek üzere…

 

                                                                                      Beliz Unutmazlar

                                                                                                 26.07.2009