Havalar soğumaya başlayınca motosiklet kullanmanın tadı da artıyor, sonbaharın farklı güzelliklerini yaşamak amacıyla İğneada olarak belirledik günübirlik rotamızı Cem'le beraber:



Yolda arada yağan yağmurun dışında doğa görüntüleri de vardı:







Otobandan Çerkezköy çıkışına geldik, Saray, Vize derken Poyralı köyünden doğuya döndük:



Önümüzdeki görüntü:



Istrancalar sisli görünüyor aşağıdan, çıkmaya başlıyoruz:



Bir yerden dalıyoruz araya:





Aynı yerin bundan 3 ay kadar önce geçtiğimdeki görüntüsü şöyleydi




İğneada'ya çabuk ulaşalım diye gidişte toprağa giriş resim molası vermedik. Sis boldu 850 metrelerde ve çok soğuktu. 3,5 saat kadar sonra İğneada'ya geldik:





Açık restaurant bulma konusunda pek bir yol katedemeyince hızlı bir şekilde tostları mideye indiriyoruz ve tekrar yola çıkıyoruz, yol sakin ve görüntü biz yükselmeye başladıkça güzelleşiyor:





Yol virajlı kıvrılarak çıkıyor ve nemli yol viraj tecrübelerimizi de geliştirmiş oluyoruz. Yol kenarından sürekli taciz ediliyoruz harika görüntüler tarafından



Bunlardan bazılarına dalıyoruz tabii, işte bunlardan bazıları yorumsuz olarak:







Farklı hayatlar da mevcut tabii:



Yola dönüyoruz ve tepelere yaklaşmaya başlayınca sis ve soğuk artıyor:



Kafamıza buz parçaları yağmaya başlıyor, soğuk-rüzgar eşliğinde inip bakıyoruz, buyrun:



Tepeye kafamızı kaldırınca ağaçların dallarındaki buzların rüzgarın etkisiyle aşağıya düştüğünü anlıyoruz:



Neyse fazla beklemeden inişe geçiyoruz ve biraz devam edince diğer tarafta hala sonbahar devam ettiğini görüyoruz:



Dağ geçişi bittikten bir süre sonra arkamızdaki görüntü:



Burdan Sergen yoluna dönüyoruz, 2-3 köy geçtikten sonra Vize yoluna çıkıyoruz. Saray ve Çerkezköy sonra TEM'den dönüş sırasında şiddetli rüzgar ve bol yağmuru da yiyoruz ama keyfimiz yine de fazlasıyla yerinde güzel bir günün sonunda evlerimize varıyoruz.

Bir sonraki gezide görüşmek üzere



Taner Üstün
29/10/2005