10 Aralık 2005 Cumartesi günü bir gün öncesinden yaptığımız ani planı uygulamak üzere motorlarımızın başındaydık. 09.30 hızlı feribotuyla Yenikapı'dan Yalova'ya geçmekti niyetimiz. Cem'in Africasında alarm kaynaklı bir akü problemi oluşunca çeşitli kurcalamalardan sonra bir takviye kablosu edinip işi emniyete aldıktan sonra yine de niyet ettiğimiz yöne doğru gecikmeli olarak 11.30 feribotuyla yola çıkmaya karar verdik.

Hedef Yalova'dan Erikli - Delmece Yaylaları ve ordan geçebilirsek Armutlu'ya devam edip sahil tarafından Yalova'ya dönmek. Route Plannera göre bu rota Yalova'dan Yalova'ya toplam 93 km görünüyor ama çok zorlu olacağı da belli, geç de çıktık yola. Fazla zorlamayız, gittiğimiz yere kadar gideriz şeklinde bir karara varıyoruz feribotta.

İndik, hava çok soğuk, kapalı, Yalova Çınarcık arası hafiften başladı yağmur, Teşvikiye köyü'ne varıp ve ordan ikiye ayrılan yoldan sisli dağlara doğru çıkmaya hazırlandık, istek üzerine yapraklı bir resim

Ekip soldan sağa şu şekilde:

Cem - pencereci/afrikali - Africa Twin
Ben - taner - Africa Twin
Erkan - nwanda - DL 650 (enduro versiyonu)





Daha 1 km gitmeden derenin oluşturduğu harika bir mini göl manzarası karşımıza çıktı, üstelik su geçişlerine de uygun mu ne?



Ben bir deneme yapayım dedim



Gittim, karşıya geçince kurtlar rahat bırakmıyor, yan tarafa doğru geçtiğimde su ve toprak balçık bataklık karışımı bir şey oluşturmuş, ne olduğunu anlamadan battım çamura, suyun diğer tarafındaki bizimkilere işaret etmeye başladım biraz da panikleyerek, sonra aklıma lastiklerin TKC olduğu geldi, motorun üzerine oturmadan ayaklarım yere basarak gazı verince motor hareket etmeye başladı, zorzar dönerek taşlı kısma çıktım, ve geri dönüş:



Sonra Cem daldı:



Biraz keşif:



Dönüşteki resmi avatarlık oldu:



Burda epeyce bir vakit geçirdikten sonra çıkışa başladık. Yol soğuk asvalt, başlarda genelde temiz, kenarlarda mıcır var ufaktefek, kıvrılarak çıkıyor, dönemeçlerde tepelerden sular akıyor, harika görüntüler var ama hava çok kapalı, ışık yetersiz, yağmur da var sürekli, resimler görüntüdeki güzellikleri yansıtmıyor maalesef







Sis artmaya başladı, yolda henüz fazla bir problem yok:



Bir tabela gibi bir şey görüyoruz, yaklaşınca ne olduğunu anlıyoruz:



icon_smile.gifTamam sisten okuyamadınız: Dipsiz Göl yazıyordu. Ama çok geç çıktığımızdan saatin ilerlemesi, nelerle karşılaşacağımızı bilemediğimizden inip de bakamadık bu tabelanın işaret ettiği yere, tekrardan ilk gelişte bakılacak...

Epeyce bir devam ediyoruz burdan, yol imişe geçmeye başlıyor, yaylaları geçtik herhalde diyoruz, sisten pek bir şey görünmüyor. Yağmur sürekli yağıyor, dönemeçler akan su ve topraktan dolayı çamur durumda, bir yere geliyoruz, yol ikiye ayrılıyor, Yalova'dan 41. km'deyiz. 32. ve 34. kmlerde Selimiye ve Hayriye köyleri olmalıydı, hiç bir yerleşim göremedik, Erikli ve Delmece yaylalarına ilişkin hiç bir ibare de yoktu sisten kaçırmadysak. Bizim rotalarda 49. km'de Armutlu gösteriyordu. Ama yolun kalan kısmı meçhul, çamur/balçık başladı, kalan kısmın da bu şekilde olma olasılığı yüksek, üstelik hangi tarafa gideceğimizi de bilmiyoruz. Saat de ilerliyor, bir süre kararsızlıktan sonra dönmeye karar verdik bu noktada...

Sis ve lastiklerdeki çamur oranı bulunduğumuz şartlar hakkında fikir verebilir biraz



Sisin içinde bir maceracı:



Dönüşü temkinli bir şekilde yapıyoruz, sisten vizörler açık kullanıyoruz, yağmur içimize geçmeye başlıyor (yağmurlukları almak lazımmış)...

Gölümsü yerde tekrar su geçişi yapıp motorlarımızı ve botlarımızı temizliyoruz biraz

İniş bitiyor, buralarda yağmur nerdeyse hiç yağmamış, Çınarcıkta kumru molası veriyoruz, ordaki insanlarla sohbet edip bilgi alırken Delmece Yaylasına varmadan dönmüş olduğumuzu tahmin ediyoruz. Yakın bir zamanda tekrar denecek güzel bir parkur olarak arşivimizde yerini alıyor, sonbaharda neden gelmediğimizle ilgili de söyleniyoruz bol bol, 17.30 hızlı feribotunda yerlerimizi alıyoruz, giderken olduğu gibi dönerken de başka motor yok:



Bir gezimiz daha bitiyor böylece... Bir sonraki sefer görüşmek üzere