Anlatılması görmeyene çok zor bir yerlerdeydim Şubat'ın ilk haftasında. İşle ilgili olarak Bangladeş ve Hindistan'ın dört bir yanıyla ilgili yaptığımız seyahatle ilgili izlenimleri (tabii motor da içeren) bol resimlerle paylaşmak istedim gecikmeli de olsa. Önce biraz ülke bilgileri:

BANGLADEŞ

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Asya'da, Bengal koyuna kıyısı olan, Birmanya ve Hindistan arasında yer alan bir ülkedir.
Harita konumu: Asya
Yüzölçümü: toplam: 144,000 km²
kara: 133,910 km²
su: 10,090 km²
Sınır komşuları: Birmanya 193 kilometre, Hindistan 4053 kilometre
Sahil şeridi: 580 km
İklimi: Tropikal iklim, Ekim - Mart ayları arasında süren kışlar hafif, Mart - Haziran ayları arasında yazlar sıcak ve rutubetli geçer, Haziran - Ekim ayları arasında sıcak musonlar ortaya çıkar.
Arazi yapısı: Çoğunlukla yatık alüvyonlu ovalardan ve güneydoğuda tepeliklerden oluşmaktadır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: Keokradong 1,230 m
Doğal afetler: Kuraklık, kasırgalar, ülke geneli yaz muson yağmurları sırasında su baskınları ile karşı karşıya kalır.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 131,269,860 (Temmuz 2001 verileri)
Bebek ölüm oranı: 69.85 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 60.54 yıl(2001 verileri)
Ortalama çocuk sayısı: 2.78 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)
Ulus: Bangladeşli
Nüfusun etnik dağılımı: Bengalli %98, Kabile grupları, Bengalli olmayan Müslümanlar (1998)
Dinler: Müslüman %83, Hindu %16, diğer %1 (1998)
Dil: Bengalce (resmi), İngilizce
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri bilgiler
toplam nüfus: %56

Yönetimi

Ülke adı: Resmi uzun adı: Bangladeş Halk Cumhuriyeti
kısa şekli : Bangladeş
eski adı: Doğu Pakistan
ingilizce: Bangladesh
Yönetim biçimi: Parlamenter Cumhuriyet
Başkent: Dakka
Bağımsızlık günü: 16 Aralık 1971 (Batı Pakistan'dan ayrıldı)

Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakış: Ekonomisini geliştirmek için süregelen yerel ve uluslararası çabalara ve nüfus planlama programlarına rağmen, Bangladeş, dünyanın en fakir, en yüksek nüfuslu ve en az gelişmiş ülkelerinden biridir. Ekonomi, tek en önemli aktivitesi olan pirinç yetiştiriciliği ile tarıma dayanır. Ekonomik büyümenin en önemli engelleri arasında, sık görülen kasırga ve seller, devlete ait girişimlerin yetersizliği, tarım sektörünün karşılayamadığı sürekli büyüyen iş gücü, enerji kaynaklarını (doğal gaz) işlemedeki gecikmeler, yetersiz güç kaynakları ve ekonomik reformların yavaş yürütülmesi vardır. Şimdiye kadar Doğu Asya finansal krizleri Bangladeş ekonomisi üzerinde büyük etki yapmamıştır.
GSYİH - sektörlere göre: tarım: %30
endüstri: %18
hizmet: %52 (2000 verileri)
İş gücü: 64.1 milyon (1998)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %63, hizmet %26, endüstri %11 (1995/1996 mali yılı sonuçları)
İşsizlik oranı: %35.2 (1996)
Endüstri: Pamuk tekstili, hint keneviri, giysiler, çay, çimento, kimyasal gübre, şeker
Tarım ürünleri: pirinç, hint keneviri, çay, buğday, şekerkamışı, patates, tütün, bakliyat, tohumlar, baharatlar, meyveler, sığır, süt, kümes hayvanları
Para birimi: Taka (BDT)

Yukardaki veriler www.ulkeler.net adresinden kısaltarak alınmıştır.

Neyse gelelim seyahate, seyahate gelmeden önce gittiğimiz bölgedeki tehlikelere karşı sıtma için Malarone hapını Almanya'dan getirttikten, bilimum aşıları (tetanoz, hepatit a-b, karma vb...) olduktan sonra Emirates'in muhteşem 2 uçağı ile Dubai aktarmalı olarak Bangladeş'e ulaşıyoruz.

Hac dönemine denk geldiğinden havaalanında şu görüntüler mevcut:



Ülkedeki fakirliği, insanların bu fakirlikte gayet doğal şekilde yaşamalarını kabullenmek zor geliyor. Gerçekten insanın psikolojisini altüst eden bir ülke Bangladeş, biraz resimler konuşsun, ben susayım. Gittiğimiz şehir başkenti Dakka (Dhaka):







Aşağıda gördüğünüz resimdeki 3 tekerlekli bisikletler bu insanların bir yerden bir yere ulaşmak için kullandıkları taksiler:









Ağır veya havaleli taşıma da yapıyorlar tabii:



Havaalanında dönüş sırasında sergilenen süslü olanından bu aleti 1930'larda Japonların tasarladığını öğreniyoruz:



Ülkeye (şehre) ayak basar basmaz ağır bir hava ve nem sizi karşılıyor, uçak alçaldığında da puslu havadan çok bir şey göremiyorsunuz. Hava Şubat'ta gittiğimizde 25 dereceler civarındaydı, zaten ısı yıl boyunca 20'nin altına pek düşmüyor ve haziran ayında başlayan muson yağmurları neredeyse aralıksız 3 ay boyunca yağıyormuş. Diğer dönemler yağış az olduğundan kazdıkları kanallarda suyu tutuyorlar ve böylece suyun az olduğu dönemlerde suyu kullanabiliyorlar. Tabii bu hava şartları az gelişmişlikle birleşince her türlü sinek görmeniz mümkün ve beraberinde getirdiği hastalıkları da...

Kısaca gördüğüm bir olayı canlandırmaya çalışayım zihinlerinizde:

Bir yerde ortaya asılmış kesilmiş ve derisi yüzülmüş (muhtemelen) bir hayvan var, tavuk olması lazım boyut itibarıyla, ama renk siyah görünüyor, ordaki adam elindeki edevatı asılı mahlukat görünümlü nesneye sallamasıyla, "horrrr" şeklinde bir sesle kanatlanıyor üzerindeki canlılar ve beyaz et görünüyor ve tavuk olduğunu anlıyoruz asılı nesnenin. Hemen akabinde tekrar renk koyulaşıyor.

Buzdolabı gibi şeyler pek yok görünürde, herşey açıkta satılıyor. Televizyon olan bir mağazada yaklaşık 30-40 kişi toplanmış bakıyorlar, belli ki pek yaygın değil. Halkın ayaklar genelde çıplak, terlik var nadiren, asgari ücret 30$ civarı, o da işi bulana...

Puslu ağır havadan örnekler:





Bu da bahsettiğim kanallardan (en ağaçlı olan bir tanesi



Bir tane daha, etrafında yerleşim olan:



Motorlu taşıtlar da var tabii, en yaygın olanı 3 tekerlekli taksiler, kapısız:



Trafik İngilizlerin etkisindeki Hindistan'ın etkisiyle sağdan işiliyor tabii, Dakka'nın bir kısmında trafik berbat, yollar genelde çok kötü ötesi, araçları da çok kötü kullanıyorlar, Hindistan kadar vahşi olmasa da Bangladeş de trafik yönünden dehşet. Aşağıdaki otobüsün camları ve yan kısmına dikkat ediniz, devamlı çarpışmaktan kimse aracını yaptırma gereği duymuyor:



Birkaç enstantane daha:





Şimdilik bu kadar, Dakka'dan sonra Hindistan var sırada eğer isterseniz, hem de bu dev ülkenin her bölgesi: Kalkuta (doğusu), Mumbai (Bombay) (batısı), Tripur (güneyi), Delhi (kuzeyi)...

Taner Üstün

Şubat 2005